oyunlar oyna

Bir deli kaldırımda yürüyormuş, bir adam
-karşısı neresi diye sormuş adam karşıdaki kaldırımı işaret etmiş karşıya geçmiş orada 2 dakika yürüdükten sonra birisine somuş
-karşısı neresi diye adam karşısına işaret etmiş adam sinirlenmiş deli adam yani karşıdayken burasını işaret etti buraya geldim karşısını işaret ediyorsun yaa bu nasıl bir şey yaa

Bir gün Hoca, yol üstü bir hana inmiş.
Han Nuh Nebi'den kalma bir yer..
Her tarafı delik deşik; adeta çökmeye ramak kalmış.
Hoca'nın yüreğine bir korkudur düşmüş ama, ne desin?
Nihayet bir söz arasında:
- "Yahu, bu senin tavan da ne kadar gıcırdıyor, beşik mübarek!" diyecek olmuş ama, hancı baba hiç oralı olmamış;
sözü şakaya boğarak:
- "Ağzını hayra aç Hoca, bu gıcırtı beşik gıcırtısı değil;
tavan tahtaları Hakka tesbih çekiyor!" demiş.
Hoca'nın közü küllenir mi?
Gözlerini hancının gözüne dikerek:
- "Peki ama", demiş;
"ya bu tavan böyle tesbih çeke çeke aşka gelip de secdeye kapanırsa, bizim halimiz nice olacak?"

Temel'in küçük oğlu evde bulunan tarihi vazoyu paramparça etti.Temel çok kızdı ve dayanamayıp, aldı eline sopayı.Tam dövmeye başlıyacaktı ki Fadime araya girdi;
'Ne olur' dedi.'Dövme.Bu kez affet.Bir daha aynı şeyi yaparsa iki kez döversin.'
Biraz durdu Temel ve başladı bağırmaya;
'İyu de Fadime pen kirmasu içun aynu vazoyu nereden pulacağim söyle bağa?'

Şehirli tavuk ile köylü tavuk gezerken, bir vitrinde iri ve beyaz yumurtalar gördüler.
Şehirli, gururla yanındakine döndü:
- "Görüyor musun; bunları ben yumurtladım, tanesi otuz bin liraya satılıyor."
Az ilerdeki vitrinde daha büyük ve sarı kabuklu yumurtalar görünce köylü tavuk arkadaşını dürttü:
- "Bak bunlar da benim yumurtalarım; kırk bin liraya satılıyor!"
Şehirli tavuk altta kalmadı:
- "Valla şekerim istesem ben de böyle büyük yumurtlayabilirim ama bizim horoz bey, onbin lira için bir tarafını yırtmaya değmez diyor!"

Ahmet Alptekin, Delice nin Yeniyapan köyünde birleştirilmiş sınıf okutmaktadır.Ders matematiktir, 1.2.3. sınıflar ödevli çalışırken; 4. ve 5. sınıflarla boş küme konusunu işlemektedir.
Dersi işler bitirir. Sıra değerlendirmeye gelir. Öğrenciler sırayla boş küme örnekleri verirler ama Yeter bir türlü bir örnek veremez. Öğretmen sesini biraz yükselterek: Kızım sınıfımızdaki eşeklerin kümesini söyle, der. Yeter, eşek arıyormuş gibi gözleri ile sınıfı taramaya başlar. Öğretmen iyice sinirlenmiştir. Bu arada birinci sınıflardan İsa, ürkek bir hareketle parmağını kaldırıp indirmektedir. Öğretmenin dikkatini çeker, İsaya söz hakkı verir. İsa alacağı aferinin heyecanı ile cevabı verir: . . . . "Öğretmenim, eşeklerin kümesi olmaz, ahırı olur."